Önceki Haberler

“Turner Sendromu Sempozyumu” ve “1. Turner Sendromlu Hastalar, Aileleri ve Uzmanlar buluşması” 12-13 Eylül 2015 tarihlerinde İzmir Wyndham Özdilek Otel’de gerçekleştirildi.

turnernet-gir

Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği Turner Sendromu Çalışma Grubunun başlattığı “Turner Sendromu Farkındalık Hareketi”‘nin ilk ayağını oluşturan “Turner Sendromu Sempozyumu” ve “1. Turner Sendromlu Hastalar, Aileleri ve Uzmanlar buluşması” Büyüyen Çocuk Derneği ve Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği işbirliği ile 12-13 Eylül 2015 tarihlerinde İzmir Wyndham Özdilek Otel’de gerçekleştirildi.
Turner Sendromu hakkında son güncel bilgilerin konusunda uzman bilim insanları tarafından tartışıldığı sempozyumun ardından ülkemizde ilk kez gerçekleştirilen “Turner Sendromlu Hastalar, Aileleri ve Uzmanlar buluşmasıyla ülkemizde ihmal edilmiş ve sık görülen bir genetik hastalık olan Turner Sendromu ile ilgili sorunlar masaya yatırıldı.
Sempozyumun açılış konuşmasında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Bumin Dündar; kızlarda 2000-2500 canlı doğumda bir görüldüğü bildirilen, bir X kromozomunun yokluğu veya yapısal bozukluğu sonucu ortaya çıkan, kısa boy, ergenlik gecikmesi, kısırlık, kalp ve böbrek anomalileri ile seyreden Turner Sendromuna sahip olgu sayısının ülkemizde ne yazık ki hala kesin olarak bilinmediğini, Çocuk Endokrinoloji kliniklerinde takip edilen hastaların azlığı toplum içinde çok sayıda tanısından habersiz Turner Sendromlu hastanın dolaştığını gösterdiğini ve çocukluk döneminde tanı alamayan pek çok hastanın bir kısmının tanısının gecikerek erişkin dönemde tesadüfen tanı alabildiğini, ancak Turner Sendromunda erken tanı ve tedavi hastaların yaşam süresi ve yaşam kalitelerinin artması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Dündar; nedeni saptanamayan akranlarına göre kısa boylu tüm kız çocuklarında Turner Sendromunun araştırılması gerektiğini, hastalığın tanısının pekçok merkezde ücretsiz yapılabilen genetik analizle mümkün olduğunu söyledi.
Dündar Turner Sendromlu olgularla ilgili ülkemizde yaşanan en önemli problemlerin; “Hastalığın sık görülmesine rağmen bilinirliliğinin az olması, Turner Sendromu ile ilgili hastalar, sağlık personelive toplum nezdinde var olan bilgi kirliliği ve bilgi yetersizliği, Hastaların yaşam kalitesi ve yaşam süresini etkileyecek şekilde erken tedaviyi geciktiren geciktiren tanıda yaşanan gecikmeler, Büyüme hormonu tedavisi başta olmak üzere bu hastaların alması gereken bazı tedaviler için sosyal güvenlik kurumu nezdinde yaşadığı sıkıntılar,özellikle erişkin hastaların izleminde yaşanan problemler ve Turner sendromlu bireylerin özürlü haklarından yararlanamaması olduğunu söyledi.
Toplumun ve sağlık personelinin Turner Sendromu hakkındaki bilgi düzeyinin artırılması, tanı ve tedavide yaşanan gecikmelerin ortadan kaldırılması, Turner Sendromluların tedavilerinde yaşanan zorlukların giderilmesi, ülkemizde yutdışında olduğu gibi çocuk ve erişkin Turner Sendromlulara özel bu konuda deneyimli kliniklerin kurulması amacıyla Turner Sendromu Farkındalık Hareketi başlattıklarını söyleyen Dündar, Turner Sendromlu hastaların sorunlarının tartışılacağı, toplumda duyarlılığın artırılacağı Turner Sendromu ile ilgili bir gün ya da hafta olmadığını, Turner Sendromu çalışma grubu olarak Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği’nin destekleri ile bu konuda da bir çalışma başlattıklarını belirtti.
Daha sonra konuşan Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği Turner Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz ve Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Feyza Darendeliler sık görülen ancak bilinirliliği az olan Turner Sendromu ile ilgili böyle bir toplantı ve çalışma başlatmanın önemine işaret ettiler.
Sempozyumun ilk günü Turner Sendromu ile ilgili son güncel bilgiler tartışılırken, 2. gün Turner Sendromlu hastalar ve uzmanlar birlikte kahvaltılı etkinlikte buluştu ve hastaların merak ettiği sorularına uzmanlar tarafından cevaplar verildi. Ulusal ve yeral basının büyük ilgi gösterdiği sempozyum, 2 gün boyunca internet üzerinden canlı olarak yayınlandı. Sempozyumda geç ve erken tanı almış olgular basın mensupları ile yaşadıkları sorunları paylaştı.

Turner Sendromu Farkındalık Hareketi

turner-afis-net-gir-2

Sağlıklı Büyüyen Çocuk Sempozyumu İzmir’de Gerçekleştirildi.

semp-netgir

Sempozyum resimleri için tıklayın
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve İzmir Tepecik EAH Çocuk Kliniğinin Büyüyen Çocuk Derneği’nin katkıları ile organize ettiği”Sağlıklı Büyüyen Çocuk Sempozyumu” yoğun bir katılımla EÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

İzmir’in iki güzide kurumu olan İzmir’in en genç devlet üniversitesi İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve İzmir’nin en köklü kurumlarından İzmir Tepecik EAH Çocuk Kliniğinin Büyüyen Çocuk Derneği’nin katkıları ile organize ettiği, her iki kurumun da ilk büyük bilimsel etkinliği olan “Sağlıklı Büyüyen Çocuk Sempozyumu” EÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı. Sempozyumun açılış törenine İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M.Ali Malas, KHK İzmir Kuzey Bölge Genel Sekreteri Prof.Dr. Osman Nuri Dilek, KHK İzmir Güney Bölge Genel Sekreteri Prof. Dr. Behzat Özkan, İzmir Tepecik EAH Hastane Yöneticisi Prof. Dr Gökhan Köylüoğlu, Sağlık Bakanlığı İKÇÜ Atatürk EAH Yöneticisi Prof. Dr. Mustafa Demirci, İzmir Tepecik EAH Başhekimi Prof. Dr. Gökhan Akbulut, İzmir Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Suat Kaptaner, Çocuk Vakfı Başkanı Mustafa Ruhi Şirin, Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Başkanı Prof. Dr. Hale Ören, Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Başkanı Prof. Dr. A. Rifat Örmeci ile beraber İKÇÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri, İzmir Tepecik EAH Eğitim Görevlileri, doktorları ve hemşireleri ile İzmir ve çevresinden çok sayıda sağlık çalışanı katıldı.

Sempozumun açılış konuşmalarından ilkini İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Bumin N. Dündar yaptı. Dündar konuşmasında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörlüğü ve KHK İzmir Kuzey bölgesi Genel Sekreterliği İzmir Tepecik EAH arasında yapılan işbirliği protokolü ile İKÇÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve İzmir Tepecik EAH Çocuk Kliniğinin güçlerini birleştirdiğini, büyük bir sinerjinin doğduğunu, İzmir’de çocuk sağlığında yeni bir dönemece girildiğini ve iki kurum arasındaki işbirliğinin hem akademik hem de eğitim ve hizmet kalitesi anlamında her iki kuruma da önemli katkılar sağladığını belirtti. Dündar Tepecik EAH Çocuk Kliniğinde dönem 4 stajı verilmeye başlanmasının öğrenci eğitimi açısından büyük kazanımları olduğunu ve Tepecik EAH Çocuk Sağ. ve Hast. Kliniğinde büyük bir heyecan dalgasına yol açtığını söyledi. Dündar işbirliği protokolünde katkısı olan İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M.Ali Malas, KHK İzmir Kuzey Bölge Genel Sekreteri Prof.Dr. Osman Nuri Dilek ve Sağlık Bakanlığının değerli yöneticileri başta olmak üzere katkısı olan herkese teşekkür etti. Düzenlenen Sempozyumun her iki kurumun da ilk büyük bilimsel etkinliği olduğunu belirten Dündar, sempozyumun iki kurum arasındaki verimli işbirliğinin en önemli yansımalarından biri olduğunu vurguladı. Dündar daha sonra Katip Çelebi-Tepecik Pediatri Ailesi olarak tanımladıkları aile yapısı ve işbirliği sonrası yaşanan olumlu değişimler ve gelişmeler ile gerçekleşen akademik ve sosyal faaliyetler hakkında slaytlar eşliğinde katılımcılara bilgiler verdi. Dündar asistan yönergesi, çalışma sistemi gibi çok sayıda önemli değişikliğe imza atan ve göreve geldiklerinde klinikte görevli Doçent, uzman ve asistan temsilcilerinin katılımları ile sayısını 26 kişiye çıkarttıkları Tepecik EAH Çocuk Sağ. ve Hast. Kliniği akademik kuruluna başarılı ve uyumlu çalışmalarından dolayı teşekkürlerini sundu. Dündar ayrıca başta Sempozyum Eşbaşkanları Doç. Dr. Nejat Aksu ve Doç. Dr. Esra Arun Özer, Sempozyum Sekreterleri Doç. Dr. Önder Yavaşcan, Doç. Dr. Maşallah Baran ve Başasistan Uzm. Dr. Tolga İnce olmak üzere Tepecik EAH Çocuk Kliniğinin kuruluşunun 30. yılını da kutladıkları sempozyumun gerçekleşmesinde katkısı olan herkese teşekkür etti.

Daha sonra kürsüye Gelen İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan ve KHK İzmir Kuzey bölge Sekreteri Prof. Dr. Osman Nuri Dilek iki kurum arasındaki işbirliği sonrası yaşanan gelişmelerden büyük memnuniyet duyduklarını belirttiler ve başarılı bir bilimsel sempozyum dileklerinde bulundular.

Açılışta son olarak İzmir Tepecik EAH Çocuk Kliniği Eğitim Görevlisi Doç. Dr. Önder Yavaşcan tarafından Tepecik EAH Çocuk Kliniğinin 30 yıllık tarihçesi anlatıldı. Sunumun ardından Tepecik EAH Çocuk Kliniği kurucuları emekli hocalarımız Prof. Dr. Suat Çağlayan ve Doç. Dr. Işın Yaprak’a İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan ve KHK İzmir Kuzey Bölgesi Sekreteri Prof. Dr. Osman Nuri Dilek tarafından plaket verildi ve her iki hocamız da duygularını paylaştılar ve hatırlanmaktan dolayı memnuniyetlerini ifade ettiler.

Sempozyum bilimsel programı Prof. Dr. Gökhan Köylüoğlu ve Prof. Dr. Bumin N. Dündar’ın oturum başkanlıklarını yaptıkları, Çocuk Vakfı Başkanı Mustafa Ruhi Şirin’in verdiği ”Birinci Çocuk Gündemi Çocuk Hakları” konferansı ile başladı. Mustafa Ruhi Şirin, konferansına “Çocuk hakları niye dünyada birinci gündem maddesi olamamıştır?” sorusu ile başladı ve Dünya’dan ve Türkiye’den örneklerle konuşmasını sürdürdü. Dikkatle dinlenen konuşmasında Çocuk Hakları konusunda yaşanan sıkıntılarla ilgili çözüm önerilerini de dinleyicilerle paylaşan Şirin, Üniversitelerde ”Çocuk Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezleri” açılmasının önemini vurguladı.

Sempozyum daha sonra 2 gün boyunca 8 panel ve bir konferansla devam etti ve konusunda uzman panelistler tarafından sempozyum boyunca oldukça interaktif geçen oturumlarda çocuklarımızı nasıl sağlıklı büyütebiliriz sorusunun cevapları verildi.

Sempozyum kapanışında sempozyum konularından hazırlanan soruları cevaplayanlar arasından Tepecik EAH Çocuk Kliniği Eğitim Görevlisi Doç. Dr. Mehmet Helvacı tarafından gerçekleştirilen çekilişte, Büyüyen Çocuk Derneği tarafından hediye olarak verilen tablet bilgisayar ödülü kazanan İKÇÜTF Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dönem 4 öğrencisi Esra Meten’e hediyesi takdim edildi. Kapanış konuşmasında Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Bumin Dündar İKÇÜ Rektörü Sayın Prof. Dr. Galip Akhan’ın İKÇÜ’de Çocuk Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi” açılacağının müjdesini verdiğini katılımcılara duyurdu. Sempozyum sponsor ilaç firmalarına plaket ve teşekkür belgesi verilmesi ile son buldu.

Organizasyon komitesinin verdiği bilgilere göre Büyüyen Çocuk Derneği, İKÇÜ Bilimsel Araştırma Proje Koordinatörlüğü ve ilaç firmalarının sponsorluğunda gerçekleştirilen sempozyumda, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri ve Tepecik EAH Çocuk Kliniği Eğitim Görevlileri ve Başasistanlarının yanısıra, Bilim, Celal Bayar, Dokuz Eylül, Ege, Gazi, Süleyman Demirel Üniversitelerinden misafir Öğretim Üyeleri ve İzmir Behçet Uz Çocuk Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi EAH ‘den çok sayıda misafir Eğitim Görevlisi aktif olarak görev aldı. Sempozyuma 25′i konuşmacı 300 kayıtlı hekim ve hemşire katıldı.

Sempozyum resimleri için tıklayın

Prof. Dr. Bumin Dündar ve Arkadaşlarının Yaptığı Çalışmanın Sonuçları Yayınlandı

kablosuzinternetinzararlari-net

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Klinikleri Eğitim Sorumlusu ve Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Bumin Dündar ve arkadaşlarının fareler üzerinde yaptığı deneysel çalışma kablosuz internete maruziyetin büyüme ve ergenlik üzerine olumsuz etkileri olabileceğini ortaya çıkardı. Uzun süreli bir hazırlık aşamasında sonra, kurulan laboratuvarda gerçekleştirilen çalışmada, hamile ve hamilelik sonrası kablosuz internet frekansının etkilerinin araştırıldı. Prof. Dr. Dündar dışında, Uzman Doktor Özlem Sangün ve Süleyman Demirel Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selçuk Çömlekçi’nin de aralarında bulunduğu ekip tarafından gerçekleştirilen çalışmanın sonuçlarının yer aldığı makale yurt dışında saygın bir uluslararası bilimsel dergide yayınlandı. Çalışmada kablosuz internete günde sadece 1 saat maruziyetin farelerde büyüme ve ergenlik bozuklukları yanında; büyüme hormonu ile ilgili peptid olan IGF-1 düşüklüğüne, beyin ve over dokusunda doku hasarı parametrelerinde artışa neden olduğu saptandı.
Çağımızda artış gösteren kanser türleri ve başta ergenlik bozuklukları olmak üzere hormonal bozuklukların çevresel faktörlerle çok yakın ilişkili olduğunu söyleyen Dündar, çevresel faktörlerden en önemlisinin de elektromanyetik kirlilik olduğunu vurguladı. Çocukların küçük beden ve ince kemik yapıları ile elektromanyetik alanın zararlı etkilerine karşı daha hassas olduklarını, bu nedenle kablosuz internet frekansının çocuk sağlığı üzerine etkisinin de hala çok tartışılan bir konu olduğunu belirten Dündar, yaptıkları çalışmanın kablosuz internet frekansında elektromanyetik alana maruziyetin ergenlik ve postnatal büyüme üzerine etkilerin araştırıldığı ilk deneysel çalışma olduğunu, farelerle insanların aynı biyolojik yapıya sahip olmadıklarını, ancak deneysel bir çalışma olmasına rağmen elektromanyetik alan ile büyüme ve ergenlik arasındaki gösterilen olası ilişkinin önemli bir bulgu olduğunu belirtti. Dündar ayrıca bu çalışmanın deneysel ve öncül bir çalışma olması nedeniyle bundan sonraki benzer çalışmalar için referans oluşturacağını söyledi.
Prof. Dr. Dündar kablosuz internet frekansının yakın temasta çok zararlı etkileri olan ısıtma amaçlı kullanılan mikro dalga fırın frekansı ile benzer olduğunu, başta İngiltere, Almanya, Rusya olmak üzere pek çok ülkede kablosuz internetin okullarda yasaklanmasının tartışılmaya başlandığını ifade etti.
Prof. Dr. Dündar Elektromanyetik alanın etkilerinden korunmak için alınacak önlemleri şu şekilde özetledi:
Özellikle hamile bayanların ve çocukların evdeki internet sağlayıcı modemlere 1 metreden fazla yaklaşmamalı, odalarında modem bulundurulmamalı, geceleri modemler mutlaka kapatılmalı, çocukların bilgisayar kullanım süreleri kısıtlanmalı, 16 yaşından küçük çocuklar cep telefonu kullanmamalı, çocukların yanında, toplu ulaşım araçlarında cep telefonu ile konuşulmamalı, hamile bayanlar ve çocukların yatak odalarında prize takılı elektronik cihaz olmamalı, saç kurutma makinesi, elektrikli battaniye hamile ve çocuklar için kullanılmamalı, mikrodalga fırınlarda yakın temastan kaçınılmalı.

Diyabetli Çocuk Ödülleri Muhteşem Bir Törenle Sahiplerini Buldu

dcot-2013-gir-6

25 Kasımda İzmir’de olağanüstü hava koşulları vardı. Ulaşım felç olmuş, yollar adeta ırmak olmuştu. Pek çok kişi işine bile gidememişti. Ama 25 Kasımda İzmir’de öyle bir kutlama ve eğlence yapıldı ki Dünya Diyabet Günü belki de şimdiye kadar sadece İzmir’de değil Türkiye’de bile böyle kutlanmadı. Diyabetli çocuklar, onları seven diyabete gönül vermiş abileri, ablaları, teyzeleri, amcaları kısaca diyabet dostları tüm engelleri aşarak İzmir Konak’ta DEÜ Sabancı Kültür Merkezinde muhteşem bir organizasyonda bir araya geldiler. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı, Tepecik EAH Çocuk Klinikleri tarafından organize edilen ve Büyüyen Çocuk Derneği katkıları ile yapılan Diyabetli Çocuk Ödüllleri Töreni muhteşem bir atmosferde yapıldı. İzmir Kuzey Bölgesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Nuri Dilek, Tepecik EAH Hastane Yöneticisi Prof. Dr. Abdullah Taşyurt, Tepecik EAH Başhekimi Prof. Dr. Gökhan Akbulut, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri, Tepecik EAH Eğitim Görevlileri ve Doktorları ile çok sayıda diyabetli çocuk ve ailenin katıldığı tören ”ŞEKER ZAMANLARDAN ŞEKER KARELER, GÜLEN YÜZLER..” isimli slayt gösterisiyle başladı. İzmir Katip Çelebi üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı, Tepecik EAH Çocuk Klinikleri Eğitim Sorumlusu ve Büyüyen Çocuk Derneği Başkanı Prof. Dr. Bumin Dündar’ın ve Tepecik EAH Hastane Yöneticisi Prof. Dr. Abdullah Taşyurt’un açılış konuşması ile başlayan kutlama ve tören programında ilk olarak aralarında diyabetli çocukların da bulunduğu “Grup Cadde”nin birbirinden güzel şarkılarıyla devam etti. İllüzyonist Mehmet Şişko’nun diyabetli çocukları da dahil ettiği ilginç şovlarından sonra, Türkiyenin yeni yıldızları sahne aldı. Tüm Türkiye’nin yakından tanıdığı Yetenek Sizsiniz Finalisti Kutay Özkan ve Sevimli Köpeği Tarçın izleyicilere inanılmaz dakikalar yaşattı. Ardından bir başka muhteşem performansı ile Yetenek Sizsiniz Finalisti Grup DİR çıktığında salonda adeta yer yerinden oynadı. Süper eğlencenin ardından sıra jüri tarafından en iyi HBA1c, ortalama kan şekeri, düzenli takip ve okul başarısı kriterleri baz alınarak saptanan Diyabetli Çocuk Ödülleri sahiplerinin açıklanmasına geldi. Ödül alanları açıklamak üzere sahneye davet edilen Prof. Dr. Bumin N. Dündar, ödül alacakları belirlerken çok zorlandıklarını, bu nedenle ödül sayısını artırdıklarını açıkladı ve ilk olarak jüri özel ödülü alan 3 minik diyabetliyi anons ettı. Minik diyabetlilerin ödülleri Uzm. Dr. Şule Can tarafından verildi. Daha sonra ücretsiz yaz kampı ile ödüllendirilen 7 diyabetlinin isimleri anons edildi. 7 diyabetliye ödülleri Tepecik EAH Eğitim Görevlileri tarafından verildi. Son olarak büyük ödü olan 3 İPAD kazanaların isimleri açıklandı. 3 örnek diyabetliye ise ödülleri İzmir Kuzey Bölgesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Nuri Dilek, Tepecik EAH Hastane Yöneticisi Prof. Dr. Abdullah Taşyurt, Tepecik EAH Başhekimi Prof. Dr. Gökhan Akbulut tarafından takdim edildi. Ödül töreni tüm diyabetliler ve ailelerinin sahneye davet edilmesi ile son buldu.

Ödül Alan Diyabetlileri Listesi

IPAD KAZANANLAR:

1-CENGİZ CEBE

2-MAHSUN KARAKAYA

3-METE AKYOL

KAMP ÖDÜLÜ ALANLAR:

1-TUNA EREN DURTAŞ

2-BURCU ÖZTÜRK

3–BEKİRCAN DAGDELEN

4-KAAN KESKİN

5-BEYZA KORKMAZ

6-NURETTİN KAYHAN

7-UMUT CEYLAN

MİNİK DİYABETLİ ÖDÜLLERİ

1- BUĞRA UYSAL

2- YUSUF ORDU

3- ARDA SOYLAR

Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencilerinden Dünya Diyabet Günü Etkinliği

kcuddg-girnetson

Türk Tıp Öğrencileri Uluslararası Komitesi Üyesi olan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dönem 3 öğrencileri tarafından 14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kan şekeri ölçme etkinliği düzenlendi. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı ve Büyüyen Çocuk Derneğinin destekleriyle yapılan etkinlikte Tepecik EAH Poliklinik ana binası girişinde kurulan standlarda gönüllü çocuk ve erişkinlerden oluşan 1000 kişinin kan şekerlerine bakıldı. Yoğun ilgi gösterilen etkinlikte ayrıca Tıp Fakültesi öğrencileri dağıttıkları broşürlerle halkımızı diyabet konusunda bilgilendirdi.

Diyabetli Çocuklar Ödül Töreni

dcotnet-1

14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı, Tepecik EAH Çocuk Klinikleri ve Büyüyen Çocuk Derneği katkılarıyla düzenlenen “Diyabetli Çocuklar Ödül Töreni” 25 Kasım 2013 tarihinde saat:14.30′da Sabancı Kültür Merkezinde yapılacak. Yetenek sizsiniz Finalisti Grup DİR’in de gösteri yapacağı programda ayrıca Diyabetli Çocuklar Gitar Resitali ve illüzyon gösterileri de yer alacak. Program ücretsiz olup tüm diyabetli çocuklar ve sağlık personeli davetlidir.

Ege Diyabetli Çocuklar Kampı Yapıldı

Her yıl Ege Bölgesindeki diyabetli çocuklara yönelik olarak Ege Çocuk Endokrin ve Diyabet Derneği tarafından düzenlenen Diyabet Kamplarının biri daha bu yıl Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi ,İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Celal Bayar Übiversitesi Tıp Fakültesi ve Behçet Uz Çocuk Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniklerinin katkıları ile Kuşadası’nda gerçekleştirildi. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayhan Abacı koordinatörlüğünde gerçekleştirilen kampta ekip olarak aynı klinikten diyabet hemşiresi Hatice Tekeli Arslan, , Uzman Doktorlar Gönül Çatlı ve Ahmet Anık ile Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği Eğitim Hemşiresi Ülkü Yıldırımer, Behçet Uz Çocuk Hastanesi Endokrinoloji Kliniğinden Uzm. Dr. Anıl Korkmaz görev aldı.
Bu yılki kampa 40 diyabetli çocuk katıldı. Kamp koordinatörü Doç. Dr. Ayhan Abacı diyabet kampı ile ilgili yaptığı açıklamada,kampın diyabetli çocuklar açısından hem çok eğitici hem de çok eğlenceli geçtiğini, kampta diyabetli çocukların hoşça vakit geçiririken diyabet konusunda eğitim düzeylerini artırdıklarını, bilgi ve tecrübelerini diyabetli arkadaşları ile paylaşma imkanı bulduklarını söyledi. Diyabetli çocukların diyabetli çocuklar kampına en az bir kere katılmasının tedavileri için çok önemli olduğunu söyleyen Abacı, diyabetin sağlıklı yaşamak için çok düzenli, belli kurallara bağlı bir yaşam gerektirdiğini, kampa katılan çocukların, diyabet için gerekli sağlıklı yaşam tarzı konusunda önemli derecede tecrübe kazandıklarını ifade etti. Abacı kampın düzenlenmesinde başta Ege Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği Yönetim Kurulu ve üyeleri ve maddi destek sağlayan firmalar olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti.
Diyabet kampları dünyada ve Türkiye’de uzun yıllardır yapılıyor. Diyabetli çocuklar diyabet kamplarında hem arkadaşlığı öğreniyor, hem de diyabele ilgili bilgilerini güncelliyor. Diyabet kamplarında uygulamalı ve teorik bilgilendirmelerin yanısır, çocukların normal yaşama adaptasyonu için eğlenceli bir ortam oluşturuluyor. Çocuklar bir yandan yaşamlarını kolaylaştıracak önemli bilgileri alırken bir yandan da yeni arkadaşlar ediniyorlar. Kamplarda büyük çocuklar küçüklere abilik ve ablalık yapıyor ve örnek oluyor.

DİYABETLİ ÇOCUK ÖDÜLLERİ

diyabeodulleri

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği Diyabetli Çocuklar için ödüllü yarışma düzenliyor. Yapılacak değerlendirme ile en iyi takip ve en iyi diyabet kontrolü sağlayan çocuklardan ilk 3′e girenlere birer adet IPAD2 ödül olarak verilecek. Büyüyen Çocuk Derneği’nin katkıları ile organize edilen ödüllü yarışmaya Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji kliniğinde takipli diyabetli çocuklar katılabilecekler. Konu ile ilgili bir açıklama yapan Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bumin DÜNDAR bu yarışma ile diyabetli çocukları diyabet kontrolü yönünden daha iyi bir düzeye getirmeyi hedeflediklerini belirtti ve katkıları için Büyüyen Çocuk Derneği’ne teşekkür etti. Kliniklerinde 500′e yakın diyabetli çocuk takip ettiklerini belirten DÜNDAR, diyabetin çocuklarda sık görülen bir durum olduğunu, kan şekerleri yüksek seyreden kötü kontrollü diyabetlilerin ilerde kalp, böbrek, göz ve sinir hastalıklarına erken dönemde yakalanabileceklerini, büyümelerinin yavaşlayacağını, diyetlerine uyan, düzenli egzersiz yapan ve insülin kullanan çocukların ise diyabetin yol açabileceği kötü etkilerden korunacaklarını, bu nedenle çocukluk çağında diyabetin en iyi şekilde kontrol altında tutulması gerektiğini ifade etti. DÜNDAR bu konuda diyabetli çocuklara ve ailelere büyük görevler düştüğünü söyledi.
Diyabetli çocuk ödüllerine sahip olamak için son 6 aylık dönemde kan şekerlerinin düzenli ölçülmesi ve kontrol altında tutulması, düzenli doktor kontrollerine gelinmesi ve en az 3 aylık kan şekeri düzeylerini gösteren HbA1C değerlerinden son ikisinin düşük düzeylerde olması gerekiyor. En iyi diyabet kontrolü sağlayan 3 çocuğa IPAD2 ödül olarak verilecek. Ödülleri kazananlar Dünya Diyabet Günü olan 14 Kasım 2013 tarihinde www.cocukendokrin.net ve www.buyuyencocuk.org internet adreslerinde açıklanacak ve düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.

Katılma Koşulları:
Mayıs-Kasım 2013 tarihleri arasında 2 HBA1c tetkiki yapılanlar
Mayıs-Kasım 2013 tarihleri arasında düzenli kontrollere gelenler
Düzenli kan şekeri izlemi bulunanlar
En az 1 yıldır Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniğinde takipli olan veya yeni tanı almış ve değerlendirme süresince en az 6 aydır izlemde olanlar ödüller için değerlendirmeye alınacaklardır
Değerlendirme Jürisi
Prof. Dr. Bumin N. DÜNDAR
Uzm. Dr. Şule CAN
Hemşire Ülkü YILDIRIMER

DÜNDAR: toplumumuzdaki “şişman çocuk sağlıklı çocuktur” algısının kırılması gerekiyor

obezhabernetgir

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Bumin Dündar çocuklarda obezite ilgili önemli açıklamalr yaptı. Yerel ve ulusal basında yer alan açıklamarla ilgili küpürlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Dündar Özetle şunları söyledi;
Çocuklarda Obezite. Yaklaşan Tehlikenin Farkında mıyız? Çocuklarımızın 1/4’ü obez veya fazla kilolu
Obezite son yıllarda çocukluklarda en önemli sağlık problemlerinden biri haline gelmiştir. Son 10 yılda % 4 düzeyindeki sıklıklar, %10-15’lere yükselmiştir. Bu oranlara obez olmayan ancak obez olma riski yüksek fazla kilolu çocukları da katarsak, çocuk nüfusumuzun ¼’nün çok ciddi tehlike altında olduğunu söyleyebiliriz. Erişkin dönemde obez olanların 1/3’ünde obezite çocuk¬luk çağında başlamaktadır. Obezite bu hızla artmaya devam ederse, gelecek yıllarda ülkemizde diyabet ve kalp hastalığı sıklığında büyük bir patlama olacağını söylemek zor değildir.
Çocuklarda Obezite ile Mücadele Nasıl Yapılmalı?
Obezite çocukluk yaş grubunda tedavisi en zor hastalıklardandır. Bu nedenle çocuklarda obezitenin oluşmadan önlenmesi gerekmektedir. Obezite ile mücadelede alınacak önlemler elbette önemlidir ama en önemlisi toplumdaki farkındalığın artırılmasıdır. Özellikle toplumumuzdaki “şişman çocuk sağlıklı çocuktur” algısının kırılması, obezitenin önemli, tedavi olunması gereken ama tedavisi zor bir hastalık olduğu algısının toplumda oluşturulması gerekmektedir.
Anne Sütü Obeziyeyi Önler mi?
Çocukları obeziteye götüren beslenme yanlışlıkları daha çocuğun doğumundan itibaren başlamaktadır. Çocuğun kilo alamıyor algısı ile bebeklerde ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi kuralına uyulmaması ve erken dönemde mama başlanması, özellikle biberon kullanımı çocuklarda obeziteyi artırmaktadır. Yapılan çalışmalar bebekliğinde anne sütü ile beslenen çocuklarda obezite sıklığının daha düşük olduğunu göstermektedir. Anne sütü mucizevi bir üründür ve içindeki beslenme faktörleri ve hormonlar anneden anneye bebeğin ihtiyacına göre farklılık gösterir. Bu nedenle ilk 6 ay sadece anne sütü ve mümkünde 2 yaşa kadar ek gıdalarla anne sütüne devam edilmesinin sağlanması çocuklarda obezitenin önlenmesi için alınacak en önemli önlemlerdendir.
Çocukluk Çağı Obezitesinin Önlenmesinde Diğer Önlemler
Sadece beslenmenin düzenlenmesi çocukluk obezitenin önlenmesinde yeterli değildir. Çocukların yaşam tarzı değiştirilmelidir, daha hareketli bir yaşam tarzı benimsenmelidir. Çocukların mutlaka spor yapmaya teşvik edilmeleri, bilgisayar ve televizyon başında fazla vakit geçirmemelerinin sağlanması önemlidir. Okullarımızda beden eğitimi ders saatlerinin artırılması ve mevcut saatlerin daha aktif kullanılması obezitenin önlenmesinde önemli bir rol oynayacaktır.
Bütün bu nedenlerden dolayı obezite ile mücadelede atılacak her adım son derece önemlidir.