Etiket: Bumin Dündar

Önceki Haberler

Turner Sendromu Farkındalık Hareketi

turner-afis-net-gir-2

Prof. Dr. Bumin Dündar ve Arkadaşlarının Yaptığı Çalışmanın Sonuçları Yayınlandı

kablosuzinternetinzararlari-net

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Klinikleri Eğitim Sorumlusu ve Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Bumin Dündar ve arkadaşlarının fareler üzerinde yaptığı deneysel çalışma kablosuz internete maruziyetin büyüme ve ergenlik üzerine olumsuz etkileri olabileceğini ortaya çıkardı. Uzun süreli bir hazırlık aşamasında sonra, kurulan laboratuvarda gerçekleştirilen çalışmada, hamile ve hamilelik sonrası kablosuz internet frekansının etkilerinin araştırıldı. Prof. Dr. Dündar dışında, Uzman Doktor Özlem Sangün ve Süleyman Demirel Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selçuk Çömlekçi’nin de aralarında bulunduğu ekip tarafından gerçekleştirilen çalışmanın sonuçlarının yer aldığı makale yurt dışında saygın bir uluslararası bilimsel dergide yayınlandı. Çalışmada kablosuz internete günde sadece 1 saat maruziyetin farelerde büyüme ve ergenlik bozuklukları yanında; büyüme hormonu ile ilgili peptid olan IGF-1 düşüklüğüne, beyin ve over dokusunda doku hasarı parametrelerinde artışa neden olduğu saptandı.
Çağımızda artış gösteren kanser türleri ve başta ergenlik bozuklukları olmak üzere hormonal bozuklukların çevresel faktörlerle çok yakın ilişkili olduğunu söyleyen Dündar, çevresel faktörlerden en önemlisinin de elektromanyetik kirlilik olduğunu vurguladı. Çocukların küçük beden ve ince kemik yapıları ile elektromanyetik alanın zararlı etkilerine karşı daha hassas olduklarını, bu nedenle kablosuz internet frekansının çocuk sağlığı üzerine etkisinin de hala çok tartışılan bir konu olduğunu belirten Dündar, yaptıkları çalışmanın kablosuz internet frekansında elektromanyetik alana maruziyetin ergenlik ve postnatal büyüme üzerine etkilerin araştırıldığı ilk deneysel çalışma olduğunu, farelerle insanların aynı biyolojik yapıya sahip olmadıklarını, ancak deneysel bir çalışma olmasına rağmen elektromanyetik alan ile büyüme ve ergenlik arasındaki gösterilen olası ilişkinin önemli bir bulgu olduğunu belirtti. Dündar ayrıca bu çalışmanın deneysel ve öncül bir çalışma olması nedeniyle bundan sonraki benzer çalışmalar için referans oluşturacağını söyledi.
Prof. Dr. Dündar kablosuz internet frekansının yakın temasta çok zararlı etkileri olan ısıtma amaçlı kullanılan mikro dalga fırın frekansı ile benzer olduğunu, başta İngiltere, Almanya, Rusya olmak üzere pek çok ülkede kablosuz internetin okullarda yasaklanmasının tartışılmaya başlandığını ifade etti.
Prof. Dr. Dündar Elektromanyetik alanın etkilerinden korunmak için alınacak önlemleri şu şekilde özetledi:
Özellikle hamile bayanların ve çocukların evdeki internet sağlayıcı modemlere 1 metreden fazla yaklaşmamalı, odalarında modem bulundurulmamalı, geceleri modemler mutlaka kapatılmalı, çocukların bilgisayar kullanım süreleri kısıtlanmalı, 16 yaşından küçük çocuklar cep telefonu kullanmamalı, çocukların yanında, toplu ulaşım araçlarında cep telefonu ile konuşulmamalı, hamile bayanlar ve çocukların yatak odalarında prize takılı elektronik cihaz olmamalı, saç kurutma makinesi, elektrikli battaniye hamile ve çocuklar için kullanılmamalı, mikrodalga fırınlarda yakın temastan kaçınılmalı.

Diyabetli Çocuk Ödülleri Muhteşem Bir Törenle Sahiplerini Buldu

dcot-2013-gir-6

25 Kasımda İzmir’de olağanüstü hava koşulları vardı. Ulaşım felç olmuş, yollar adeta ırmak olmuştu. Pek çok kişi işine bile gidememişti. Ama 25 Kasımda İzmir’de öyle bir kutlama ve eğlence yapıldı ki Dünya Diyabet Günü belki de şimdiye kadar sadece İzmir’de değil Türkiye’de bile böyle kutlanmadı. Diyabetli çocuklar, onları seven diyabete gönül vermiş abileri, ablaları, teyzeleri, amcaları kısaca diyabet dostları tüm engelleri aşarak İzmir Konak’ta DEÜ Sabancı Kültür Merkezinde muhteşem bir organizasyonda bir araya geldiler. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı, Tepecik EAH Çocuk Klinikleri tarafından organize edilen ve Büyüyen Çocuk Derneği katkıları ile yapılan Diyabetli Çocuk Ödüllleri Töreni muhteşem bir atmosferde yapıldı. İzmir Kuzey Bölgesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Nuri Dilek, Tepecik EAH Hastane Yöneticisi Prof. Dr. Abdullah Taşyurt, Tepecik EAH Başhekimi Prof. Dr. Gökhan Akbulut, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri, Tepecik EAH Eğitim Görevlileri ve Doktorları ile çok sayıda diyabetli çocuk ve ailenin katıldığı tören ”ŞEKER ZAMANLARDAN ŞEKER KARELER, GÜLEN YÜZLER..” isimli slayt gösterisiyle başladı. İzmir Katip Çelebi üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı, Tepecik EAH Çocuk Klinikleri Eğitim Sorumlusu ve Büyüyen Çocuk Derneği Başkanı Prof. Dr. Bumin Dündar’ın ve Tepecik EAH Hastane Yöneticisi Prof. Dr. Abdullah Taşyurt’un açılış konuşması ile başlayan kutlama ve tören programında ilk olarak aralarında diyabetli çocukların da bulunduğu “Grup Cadde”nin birbirinden güzel şarkılarıyla devam etti. İllüzyonist Mehmet Şişko’nun diyabetli çocukları da dahil ettiği ilginç şovlarından sonra, Türkiyenin yeni yıldızları sahne aldı. Tüm Türkiye’nin yakından tanıdığı Yetenek Sizsiniz Finalisti Kutay Özkan ve Sevimli Köpeği Tarçın izleyicilere inanılmaz dakikalar yaşattı. Ardından bir başka muhteşem performansı ile Yetenek Sizsiniz Finalisti Grup DİR çıktığında salonda adeta yer yerinden oynadı. Süper eğlencenin ardından sıra jüri tarafından en iyi HBA1c, ortalama kan şekeri, düzenli takip ve okul başarısı kriterleri baz alınarak saptanan Diyabetli Çocuk Ödülleri sahiplerinin açıklanmasına geldi. Ödül alanları açıklamak üzere sahneye davet edilen Prof. Dr. Bumin N. Dündar, ödül alacakları belirlerken çok zorlandıklarını, bu nedenle ödül sayısını artırdıklarını açıkladı ve ilk olarak jüri özel ödülü alan 3 minik diyabetliyi anons ettı. Minik diyabetlilerin ödülleri Uzm. Dr. Şule Can tarafından verildi. Daha sonra ücretsiz yaz kampı ile ödüllendirilen 7 diyabetlinin isimleri anons edildi. 7 diyabetliye ödülleri Tepecik EAH Eğitim Görevlileri tarafından verildi. Son olarak büyük ödü olan 3 İPAD kazanaların isimleri açıklandı. 3 örnek diyabetliye ise ödülleri İzmir Kuzey Bölgesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Nuri Dilek, Tepecik EAH Hastane Yöneticisi Prof. Dr. Abdullah Taşyurt, Tepecik EAH Başhekimi Prof. Dr. Gökhan Akbulut tarafından takdim edildi. Ödül töreni tüm diyabetliler ve ailelerinin sahneye davet edilmesi ile son buldu.

Ödül Alan Diyabetlileri Listesi

IPAD KAZANANLAR:

1-CENGİZ CEBE

2-MAHSUN KARAKAYA

3-METE AKYOL

KAMP ÖDÜLÜ ALANLAR:

1-TUNA EREN DURTAŞ

2-BURCU ÖZTÜRK

3–BEKİRCAN DAGDELEN

4-KAAN KESKİN

5-BEYZA KORKMAZ

6-NURETTİN KAYHAN

7-UMUT CEYLAN

MİNİK DİYABETLİ ÖDÜLLERİ

1- BUĞRA UYSAL

2- YUSUF ORDU

3- ARDA SOYLAR

DİYABETLİ ÇOCUK ÖDÜLLERİ

diyabeodulleri

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği Diyabetli Çocuklar için ödüllü yarışma düzenliyor. Yapılacak değerlendirme ile en iyi takip ve en iyi diyabet kontrolü sağlayan çocuklardan ilk 3′e girenlere birer adet IPAD2 ödül olarak verilecek. Büyüyen Çocuk Derneği’nin katkıları ile organize edilen ödüllü yarışmaya Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji kliniğinde takipli diyabetli çocuklar katılabilecekler. Konu ile ilgili bir açıklama yapan Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bumin DÜNDAR bu yarışma ile diyabetli çocukları diyabet kontrolü yönünden daha iyi bir düzeye getirmeyi hedeflediklerini belirtti ve katkıları için Büyüyen Çocuk Derneği’ne teşekkür etti. Kliniklerinde 500′e yakın diyabetli çocuk takip ettiklerini belirten DÜNDAR, diyabetin çocuklarda sık görülen bir durum olduğunu, kan şekerleri yüksek seyreden kötü kontrollü diyabetlilerin ilerde kalp, böbrek, göz ve sinir hastalıklarına erken dönemde yakalanabileceklerini, büyümelerinin yavaşlayacağını, diyetlerine uyan, düzenli egzersiz yapan ve insülin kullanan çocukların ise diyabetin yol açabileceği kötü etkilerden korunacaklarını, bu nedenle çocukluk çağında diyabetin en iyi şekilde kontrol altında tutulması gerektiğini ifade etti. DÜNDAR bu konuda diyabetli çocuklara ve ailelere büyük görevler düştüğünü söyledi.
Diyabetli çocuk ödüllerine sahip olamak için son 6 aylık dönemde kan şekerlerinin düzenli ölçülmesi ve kontrol altında tutulması, düzenli doktor kontrollerine gelinmesi ve en az 3 aylık kan şekeri düzeylerini gösteren HbA1C değerlerinden son ikisinin düşük düzeylerde olması gerekiyor. En iyi diyabet kontrolü sağlayan 3 çocuğa IPAD2 ödül olarak verilecek. Ödülleri kazananlar Dünya Diyabet Günü olan 14 Kasım 2013 tarihinde www.cocukendokrin.net ve www.buyuyencocuk.org internet adreslerinde açıklanacak ve düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.

Katılma Koşulları:
Mayıs-Kasım 2013 tarihleri arasında 2 HBA1c tetkiki yapılanlar
Mayıs-Kasım 2013 tarihleri arasında düzenli kontrollere gelenler
Düzenli kan şekeri izlemi bulunanlar
En az 1 yıldır Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniğinde takipli olan veya yeni tanı almış ve değerlendirme süresince en az 6 aydır izlemde olanlar ödüller için değerlendirmeye alınacaklardır
Değerlendirme Jürisi
Prof. Dr. Bumin N. DÜNDAR
Uzm. Dr. Şule CAN
Hemşire Ülkü YILDIRIMER

DÜNDAR: toplumumuzdaki “şişman çocuk sağlıklı çocuktur” algısının kırılması gerekiyor

obezhabernetgir

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Bumin Dündar çocuklarda obezite ilgili önemli açıklamalr yaptı. Yerel ve ulusal basında yer alan açıklamarla ilgili küpürlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Dündar Özetle şunları söyledi;
Çocuklarda Obezite. Yaklaşan Tehlikenin Farkında mıyız? Çocuklarımızın 1/4’ü obez veya fazla kilolu
Obezite son yıllarda çocukluklarda en önemli sağlık problemlerinden biri haline gelmiştir. Son 10 yılda % 4 düzeyindeki sıklıklar, %10-15’lere yükselmiştir. Bu oranlara obez olmayan ancak obez olma riski yüksek fazla kilolu çocukları da katarsak, çocuk nüfusumuzun ¼’nün çok ciddi tehlike altında olduğunu söyleyebiliriz. Erişkin dönemde obez olanların 1/3’ünde obezite çocuk¬luk çağında başlamaktadır. Obezite bu hızla artmaya devam ederse, gelecek yıllarda ülkemizde diyabet ve kalp hastalığı sıklığında büyük bir patlama olacağını söylemek zor değildir.
Çocuklarda Obezite ile Mücadele Nasıl Yapılmalı?
Obezite çocukluk yaş grubunda tedavisi en zor hastalıklardandır. Bu nedenle çocuklarda obezitenin oluşmadan önlenmesi gerekmektedir. Obezite ile mücadelede alınacak önlemler elbette önemlidir ama en önemlisi toplumdaki farkındalığın artırılmasıdır. Özellikle toplumumuzdaki “şişman çocuk sağlıklı çocuktur” algısının kırılması, obezitenin önemli, tedavi olunması gereken ama tedavisi zor bir hastalık olduğu algısının toplumda oluşturulması gerekmektedir.
Anne Sütü Obeziyeyi Önler mi?
Çocukları obeziteye götüren beslenme yanlışlıkları daha çocuğun doğumundan itibaren başlamaktadır. Çocuğun kilo alamıyor algısı ile bebeklerde ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi kuralına uyulmaması ve erken dönemde mama başlanması, özellikle biberon kullanımı çocuklarda obeziteyi artırmaktadır. Yapılan çalışmalar bebekliğinde anne sütü ile beslenen çocuklarda obezite sıklığının daha düşük olduğunu göstermektedir. Anne sütü mucizevi bir üründür ve içindeki beslenme faktörleri ve hormonlar anneden anneye bebeğin ihtiyacına göre farklılık gösterir. Bu nedenle ilk 6 ay sadece anne sütü ve mümkünde 2 yaşa kadar ek gıdalarla anne sütüne devam edilmesinin sağlanması çocuklarda obezitenin önlenmesi için alınacak en önemli önlemlerdendir.
Çocukluk Çağı Obezitesinin Önlenmesinde Diğer Önlemler
Sadece beslenmenin düzenlenmesi çocukluk obezitenin önlenmesinde yeterli değildir. Çocukların yaşam tarzı değiştirilmelidir, daha hareketli bir yaşam tarzı benimsenmelidir. Çocukların mutlaka spor yapmaya teşvik edilmeleri, bilgisayar ve televizyon başında fazla vakit geçirmemelerinin sağlanması önemlidir. Okullarımızda beden eğitimi ders saatlerinin artırılması ve mevcut saatlerin daha aktif kullanılması obezitenin önlenmesinde önemli bir rol oynayacaktır.
Bütün bu nedenlerden dolayı obezite ile mücadelede atılacak her adım son derece önemlidir.

ÇEDD Yönetimi Edirne Ziyareti

ediernenetgir

Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği Yönetimi 2013 kongresi hazırlıkları için Edirne’ye bir ön ziyaret gerçekleştirdi.ÇEDD Yönetimi Edirne ziyaretine Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Peyami Cinaz , Dernek Genel Sekreteri Prof. Dr. Bumin Dündar, Dernek Saymanı Prof. Dr. Behzat Özkan, Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ayhan Abacı katıldı. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı ve 2013 UPEK Kongresi Başkanı Prof. Dr. Filiz Tütüncülertarafından misafir edilen dernek yönetim kurulumuz, öncelikle Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Betil Ayşe Acunaş’ı ziyaret etti. Ardından Yönetim Kurulumuz Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük tarafından kabul edildi. Sıcak bir ortamda geçen kabulde Rektör Prof. Dr. Yörük rektörlük olarak kongreye her türlü desteği vereceklerini ifade etti. Rektör Prof. Yörük’e Dernek Başkanımız Prof. Dr. Cinaz tarafından derneğimiz adına bir hediye takdim edildi.

Yönetim kurulu üyeleri daha sonra yeni inşa edilen Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı polikliniklerinin açılış törenine katıldılar. Polikliniklerin açılışı Prof Dr. Peyami Cinaz ve Rektör Prof. Dr. Yener Yörük tarafından gerçekleştirildi.

Daha sonra kongre merkezini ve kongrede kullanılacak otelleri gezen heyet, ertesi gün sabah kahvaltısında Edirne Valisi Sayın Hasan Duruer ile kahvaltıda buluştu ve kongre ile ilgili desteklerini istedi. Vali Duruer Kongrenin Edirne’de düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi ve ellerinden gelen desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti.

Önümüzdeki günlerde Dernek Yönetim Kurulumuz aynı zamanda Edirne Milletvekili olan Sağlık Bakanımız Mehmet Müezzinoğlu’na bir ziyaret gerçekleştirerek, kendilerini kongreye davet edecekler.

Çocuk Endokrin Magazin Dergisinin Yeni Sayısı Çıktı

cedd3baslik_net

Genel yayın yönetmenliğini Sitemiz editörü Prof. Dr. Bumin Dündar’ın yaptığı Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği’nin bülteni olarak çıkan “Çocuk Endokrin Magazin Dergisi”‘nin yeni sayısı çıktı. Derginin bu sayısında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Emekli Öğretim Üyesi Prof.Dr. Nihat Bilginturan ile yapılan doyumsuz söyleşinin yanısıra, ana konu olarak çocuklarda obezite konusu işleniyor.

Derginin tümünü okumak için tıklayın

Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği Medimagazin Dergisinde…

medimagazin-2

Başarılı çalışmaları ile dikkat çeken Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği’nin tanıtımı Türkiye’nin ençok okunan Tıp gazetesi Medimagazin’in son sayısında yapıldı.

Haber için tıklayın…..

10 soruda erken ergenlik

Erken ergenliğin tanımı nedir?
Erkeklerde 9, kızlarda 8 yaşından önce ergenlik bulgularının başlamasına erken ergenlik olarak tanımlanır. Kızlarda daha sık karşılaşılan bir durumdur. Kızlarda 7-8 yaş gri bölge olarak adlandırılır ve bu yaş aralığındaki ergenliğin patolojik kabul edilmesi için hızlı ilerleme göstermesi ve yetişkin boyunda ciddi kayıp görülmesi gereklidir. Bu nedenle olgular en az 6 ay izlenmelidir.

Erkek ve kızlarda ergenliğin ilk bulguları nelerdir?
Kızlarda ergenlik sıklıkla meme tomurcuklanması ile başlar. Tomurcuklanma tek taraflı olabildiği gibi iki taraflı da başlayabilir. Bazen gözle rahat gözlenmeyebilir ve ele meme dokusuna dokunulduğunda bir şişkinlik hissedilirErkeklerde ilk bulgu testislerin büyümesidir, testislerin 4 ml olması erkeklerde ergenliğin habercisidir. Her iki cinste de büyümenin hızlanması ve davranış değişiklikleri de sıklıkla beraber gözlenir.

Kızlarda memeleri büyüyen her çocuk ergenliğe girmiş kabul edilebilir mi?
Kızlarda her meme gelişimi erken ergenlik anlamına gelmez, ama mutlaka tetkik edilmelidir. Genelde 2 yaşından önce olmakla birlikte bazen daha büyük yaşlarda da erken ergenlik olmadan değişik nedenlerle (mevsimsel olmayan yiyecekler, östrojene hassasiyet vb) veya herhangi bir neden bulunmadan memelerde büyüme söz konusu olabilir. Fizik muayene, hormonlar ve kemik yaşı normalse bu olgular takip edilmelidir. Takipte erken ergenliğe geçiş yoksa bu durumun çocuklara bir zararı yoktur.

Meme gelişimi olmadan genital bölge ve koltuk altında kıllanma olması da erken ergenliği gösterir mi?
Kızlarda genital ve koltuk altı kıllanması böbrek üstü bezi hormonlarının artışı ile olmakta ve genelde meme gelişiminden sonra başlamaktadır. 8 yaşından önce veya meme gelişimi başlamadan genital ve koltuk altı kıllanması başlayan çocukların özellikle böbreküstü bezi hastalıkları açısından mutlaka bir çocuk endokrinoloji uzmanına başvurmaları gerekir.

Gerçek ve yalancı ergenlik tabirleri neyi ifade eder?
Gerçek ergenlik normalde ergenlik döneminde hipotalamus ve hipofiz bezindeki hormonların salınımının artması ve bu hormonların erkeklerde ve kızlarda yumurtaları uyararak seks hormonları artışına neden olması ile oluşan durumdur. Yani normalde olan fizyolojik bir olayın erken yaşlarda meydana gelmesidir. Yalancı ergenlik ise bu normal aktivasyon olmadan değişik nedenlerle seks hormonlarındaki artış nedeniyle görülen durumdur. Çocuklarda en sık gerçek ergenlik görülür.

Erken ergenliğin nedenleri nelerdir?
Kızlarda görülen gerçek erken ergenlik olgularında sıklıkla bir neden bulunamamaktadır. Erkeklerde daha nadir görülmesine rağmen, beyin tümörleri gibi patolojik nedenler daha sıktır. Yalancı erken ergenlik ise çok değişik hastalıklar ve çevresel faktörlere bağlı gelişebilmektedir.

Erken ergenliğe girmenin çocuklarda ne gibi sakıncaları vardır?
Ergenliğe girişle beraber olan kızlarda östrojen, erkeklerde testosteron artışı kemikteki büyüme kıkırdaklarının hızla kemikleşmesine ve başta büyüme hızlansa da daha sonra büyümenin durması ile boy kısalığına neden olmaktadır. Ayrıca psikolojik bozukluklara yol açabilir. Altta yatan patolojik durumlar varsa bunlar çocuğa zarar verebilir.

Erken ergenliğin tedavisi var mıdır? Tedavi varsa yan etkisi var mıdır?
Erken ergenlik salınımı artan hormonları baskılayan ilaçlarla durdurulabilmektedir. Çocuk endokrinoloji merkezlerinde bu tedaviler uygulanmaktadır. Normal ergenlik yaşında tedavi sonlandırıldıktan sonra 6 ay içinde ergenlik yeniden başlamaktadır. Tedavinin bazı olgularda görülen kilo artışı dışında belirgin yan etkisi saptanmamıştır.

Adet gördükten sonra kızlarda boy uzamaz deniyor, normal adet görme zamanı nedir ve daha fazla boy uzaması için adet geciktirilebilir mi?
Adet gördükten sonra kızlarda ortalama 5-6 cm daha boy uzamaması olur. Ancak bu değerler kişiden kişiye değişiklik gösteri ve daha az veya fazla boy uzaması da söz konusu olabilir. Normalde 10 yaşından sonra adet görmek normal olarak kabul edilmektedir, Türkiye için ortalama 12-12,5 yaştır.Normal zamanında başlayan ergenliğin ve adetlerin durdurulması ve geciktirilmesinin daha fazla boy kazanımına neden olduğuna dair yeterli bilimsel veri yoktur. Bu nedenle doğru bir yaklaşım değildir. Tedaviler sadece patolojik durumlar için geçerlidir. Kaldı ki çocuklarda erişkin boy genetik ve çevresel birçok faktörün etkisi altında oluşmaktadır. Ayrıca normal fizyolojik bir olayı baskılamanın ileride ne gibi zararlar verebileceğini kestirmek güçtür.

Çocuğumda erken ergenlikten şüphelenirsem nereye başvurmam gerekir?
Çocuğunuzu mutlaka bir çocuk endokrinoloji uzmanına muayene ettirmelisiniz

Prof. Dr. Bumin N DÜNDAR

TEPECİK’TE DÜNYA DİYABET GÜNÜ COŞKUSU

girissiteöddgtepecik

İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 22 Kasım 2012 Perşembe günü Dünya Diyabet Günü coşkuyla kutlandı. Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniğinin düzenlediği ve çok sayıda diyabetli çocuk ve ailesinin katıldığı etkinlikte, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniği Eğitim Görevlisi Prof. Dr. Bumin Dündar’ın açılış konuşması ile başladı. Konuşmasında tüm diyabetlilerin Dünya Diyabet gününü kutlayan Dündar, Diyabet konusunda ailelerin uyması gereken 10 altın kuraldan bahsetti. Diyabet tedavisindeki son gelişmeler hakkında da bilgi veren Dündar, Kliniklerinde karbonhidrat sayımı ve esnek insülin tedavisine başladıklarını, çok yakında insülin pompa tedavisine de başlayacaklarını belirterek aileleri ve diyabetli çocukları bilgilendirdi. Daha sonra Çocuk Endokrinoloji Kliniğinde izlenen, düzenli kontrollere gelen, tedavilerine özen gösteren, son bir yılda HbA1c değerleri en iyi olan diyabetli çocuklara Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Şule Can ve Prof. Dr. Dündar tarafından “Örnek diyabetli sertifikası” ve çeşitli hediyeler verildi. Daha sonra diyabetlilerin ve ailelerin soruları Diyabet Hemşiresi Ülkü Yıldırımer ve diyetisyen Hamide Ataman tarafından yanıtlandı. Etkinlik çocukların eğlendiği ücretsiz tiyatro gösterisi ve palyaço gösterileri ile devam etti.